3 Şubat 2026 tarihli duruşma

İlgili Dava:
Mikail Ekinci Davası
İlk Duruşma Tarihi:
14 Ocak 2025
Dava Mahkemesi:
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi
Dava Dokümanları:
Sanıklar:
Lokman Karakılçık, İlyas Koçaş, Mazlum(Aybars Pusat) İnan
Maktuller:
Mikail Ekinci

3 Şubat 2026 tarihli duruşma

Mizgin Tabu, Deniz Tekin - 03 Şubat 2026

Mahkeme: Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi

Esas No: 2024/331

Hakkında yakalama kararı bulunan, üç çocuk babası 28 yaşındaki Mikail Ekinci, 1 Nisan 2023 tarihinde Diyarbakır’ın Çermik ilçesine bağlı Aynalı (Bîstîn) Mahallesi Gulabaxça mezrasında kolluk güçlerinin düzenlediği baskın sırasında, “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.

Olaydan yaklaşık 15 ay sonra soruşturmayı tamamlayan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli kolluk görevlileri Aybars Pusat (Mazlum) İnan, İlyas Koçaş ve Lokman Karakılçık hakkında “olası kast ile öldürme” suçlamasıyla iddianame düzenledi. İddianamede; olay günü kullanılan drone ve zırhlı araç kameralarında ölüm anına ilişkin görüntülerin bulunmaması, Mikail Ekinci’nin el ve yüz svaplarında atış artığı izine rastlanmaması ve kolluk görevlilerinin kendilerine ateş açıldığını iddia ettikleri silahın olay yerinde yapılan dört ayrı aramada bulunamayıp, ancak beşinci aramada tespit edilmesine ilişkin çelişkilere dikkat çekildi.

Sanık kolluk görevlileri Aybars Pusat İnan, İlyas Koçaş ve Lokman Karakılçık’ın “olası kast ile öldürme” suçundan yargılandığı davanın dördüncü duruşması, 03 Şubat 2026 tarihinde Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşma Öncesi 

Duruşmanın görüleceği Diyarbakır Adliyesi önünde olağanüstü bir durum yoktu. Adliye binası girişindeki iki ayrı polis arama noktasından geçip, Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgulamasının yapıldığına dair kaşeli pusula aldıktan sonra binaya girebildik. Adliye binasının giriş katındaki duruşma salonunun kapısına asılan listede, duruşmanın saat 09.35’te görüleceği yazıyordu. 

‘Sözün Bittiği Yerdeyiz’

Duruşma salonunun önündeki banklarda oturarak duruşmanın başlayacağı saatin gelmesini bekledik. Kısa bir süre sonra Mikail Ekinci’nin ailesi geldi. Aile tokalaştıktan sonra baba Abdurrahman Ekinci’ye davanın geldiği aşamayı ve beklentilerini sorduğumuzda, Ekinci kısık bir sesle “Failler polis olduğu için kimse yanaşmıyor. Mahkeme başkanı da, heyet üyeleri de yanaşmıyor. Bizi rezil ettiler. Dört yetim çocuk kaldı, ortada. Gidip geliyoruz, perişan olmuşuz. Ne gündüzümüz belli ne gecemiz. Ne yapacağımızı da bilmiyoruz, sonunun ne olacağını da bilmiyoruz. Devletin silahıyla gelip oğlumu öldürdüler. Bu şekilde olmaz. Burası Türkiye Cumhuriyeti, böyle adalet olur mu? Ne diyeyim, sözün bittiği yerdeyiz. Allah korusun başkasının başına gelse, kapısının önünde bile olsa araştırıp soruşturuyorlar” dedi.

Duruşma salonunda üç farklı davanın duruşmasını izledik. Bu duruşmaların uzun sürmesi nedeniyle Mikail Ekinci Davası duruşması yaklaşık iki buçuk saatlik gecikmeyle saat 12.03’te başlayabildi.

Duruşmaya Katılım

Mahkeme Başkanı, celse arasında dava dosyasına gelen evrakları tutanağa geçirdi. Ekinci’nin hayatını kaybettiği olay günü polis özel harekat memurlarının telsiz kayıtları, sanık polisler hakkındaki idari soruşturma dosyalarına ilişkin yazılan müzekkerelere cevap verildiğini tutanağa geçirdi.

Ardından duruşmaya katılanların yoklaması yapılarak, isimleri tutanağa geçirildi. Mikail Ekinci’nin eşi Dilek Ekinci, annesi Hanım Ekinci, babası Abdurrahman Ekinci salondaki yerlerine oturdu. Ekinci’nin dört yaşındaki çocuğu Güneş Ekinci, abisi Hasan Ekinci ve amcası Ferhat Ekinci ise duruşmayı izleyici bölümünden izledi. Katılan Ekinci Ailesi vekilleri Av. Mehdi ÖzdemirAv. Kutbettin OdabaşıAv. Şeyhmus Şat ile Av. Derya Yalçın salondaki yerlerini aldı. Sanık Lokman Karakılçık müdafi Av. İrfan Tokur, sanık Aybars Pusat İnan müdafi Av. Mesut Fidan duruşmaya katıldı. Sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Olay günü Ekinci'ye müdahale eden 112 Acil ekibinde yer alan ve bu davada tanık olarak dinlenilmesine karar verilen B.A. ise duruşma salonunun dışında bekledi.  

Duruşmanın Seyri

Tanık Beyanı

Duruşma salonuna çağrılan tanık B.A.’a usulüne göre yemin ettirildikten sonra beyanda bulundu. Tanık ifadesinde, olay günü sabah saatlerinde kendilerine ASY (Ateşli Silah Yaralanması)  vakası bildirimi yapılması üzerine olay yerine doğru yola çıktıklarını söyledi.

Daha önce vermiş olduğu ifadelerini tekrar ettiğini söyleyen B.A., şunları söyledi: “Köy girişine vardığımızda olay yerinin yaklaşık 1,5 kilometre ileride olduğu söylendi. Yol olmadığı için araçla ilerleyemedik. Beklediğimiz sırada silah sesi duydum. Yaklaşık 10 dakika sonra yürüyerek olay yerine ulaştık. Arazinin çamurlu ve dere kenarında olması nedeniyle ulaşım zordu. Olay yerine vardığımızda Mikail Ekinci’nin hayatını kaybetmiş olduğunu gördük. Durumu 112 Acil Servis’e ve emniyet birimlerine bildirdik. Olay yerinde herhangi bir silah görmedim.” 

Katılan vekili Av. Şeyhmus Şat’ın olay yerinde savcının neden beklenmediğine ve kolluğun tutumuna ilişkin soruları üzerine tanık B.A., yaklaşık 9 yıldır görev yaptığını belirterek, “Daha önce de birden fazla ölüm vakasıyla karşılaştık. Olay günü durumu hem 112’ye hem de olay yerindeki yetkili kişiye bildirdik. Savcının gelip gelmeyeceğini sorduğumuzda, olay yerinin güvenli olmadığı söylenerek cenazenin kaldırılması istendi. Biz de durumu 112’ye bildirdik, bize ‘olayın şartlarına göre oradaki yetkili kişi kimse onun söylediklerine göre hareket edin’ dediler. Olay yerinde sivil kimse yoktu sadece emniyet mensuplarını hatırlıyorum.” dedi.

Katılan vekili Av. Kutbettin Odabaşı, tanığa olay yerinde emniyet görevlilerine yönelik herhangi bir taşkınlık yaşanıp yaşanmadığını sordu. Tanık, bulunduğu yer ile olay yeri arasındaki mesafenin uzak olması nedeniyle böyle bir duruma tanık olmadığını söyledi.

Katılan vekili Av. Mehdi Özdemir’in olay sırasında silah sesi duyulup duyulmadığına ilişkin sorusu üzerine tanık, “Beklediğimiz sırada silah sesi duydum ancak kaç el ateş edildiğini hatırlamıyorum” dedi.

İddia makamı mütalaasında,  dosyaya giren belgeler ile tanık beyanlarına karşı diyeceklerinin olmadığını belirterek, olay yerinde 1 Nisan 2026 tarihinde saat 10.30’da keşif yapılmasını talep etti. 

Katılanlar ve Vekillerinin Beyanları

Katılan Dilek Ekinci, Hanım Ekinci ve Abdurrahman Ekinci, tanık beyanlarındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini ve daha önce vermiş oldukları beyanları tekrar ettiklerini belirterek, sanıkların cezalandırılmasını talep ettiklerini ve şikayetlerinin devam ettiğini ifade etti.

Ardından söz alan katılanlar vekili Av. Mehdi Özdemir ise tanık beyanlarına itiraz ettiklerini belirterek, insansız hava araçları (drone) ile elde edilen görüntülerdeki kesintiler ile kayıtların “pil bitmesi” nedeniyle yapıldığı hususlarının şaibeli olduğuna dikkat çekti. Av. Özdemir, kolluk görevlilerine ait telsiz konuşmalarının ve idari soruşturma dosyasının bir örneğinin kendilerine verilmesini istedi. 

Katılanlar vekili Av. Kutbettin Odabaşı, tanık beyanlarındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek, sanıkların suçu bilerek ve isteyerek işlediğini söyledi. Odabaşı, delillerin karartıldığını, kullanılmamış bir silahın kullanılmış gibi gösterilmeye çalışıldığını ve dosyada talep edilen delillere erişimin zorlaştırıldığını vurguladı. Av. Odabaşı, mevcut deliller ışığında sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğunu ifade etti.

Katılan vekili Av. Şeyhmus Şat, tanık beyanlarındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini ifade ederek, dosyada hala ciddi eksiklikler bulunduğunu söyledi. Şat, delillerin karartılmaya çalışıldığını, drone aletinin inişi sırasında da kayıt aldığını ancak bu görüntülerin gizlendiğini ya da müdahale edilerek silindiğini düşündüklerini dile getirdi. Maktule ait olduğu öne sürülen silahtan tek bir atış yapılmadığını, mermilerin durduğunu ve elinde svap izine rastlanmadığını vurgulayan Şat, müvekkilin hem motosiklet kullanıp hem de iki silah taşımasının mümkün olmadığını dile getirdi. Av. Şat, sanıkların delil üretmeye ve suçtan kurtulmaya çalıştığını, tanıkların ise sanıkları korur nitelikte gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu savundu.

Katılanlar vekili Av. Derva Yalçın, tanık beyanlarındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini dile getirerek, meslektaşlarının beyanlarına iştirak ettiklerini ve dosyadaki eksiklerin giderilmesini talep etti.

Sanık Müdafilerinin Talepleri

Ardından sırayla söz alan Sanık Lokman Karakılçık’ın müdafii Av. İrfan Tokur ve Sanık Aybars Pusat İnan’ın müdafii Av. Mesut Fidan tanık beyanlarında yer alan aleyhteki hususları kabul etmediğini belirterek, müvekkilleri hakkındaki beraat kararı verilmesini, tutuklama talebinin ise reddedilmesini istedi. 

Sanık İlyas Koçaş müdafii Av. Yusuf Medeni ise olay yerinde keşif yapılmasının dosyaya yeni bir katkı sunmayacağı kanaatinde olduklarını dile getirerek, keşif talebinin reddini ve müvekkilinin beraatini istedi.

Ara Kararlar

Duruşmaya ara vermeden ara kararlar açıklandı.  

Sanık müdafiinin talebinin reddi ile olay mahallinde 01 Nisan 2026 tarih ve saat: 11:30'da keşif yapılmasına, keşif mahalinde olay yeri bilirkişinin hazır bulundurulmasına, keşif mahalinde gerekli güvenlik önlemlerinin aldırılması hususunda kolluğa müzekkere yazılmasına karar verildi. 

Bir sonraki duruşma 25 Haziran 2026 günü saat 10.35’te görülecek. 

Duruşma Sonrası

Duruşmanın ardından mahkemenin olay yerinde keşif yapılmasına ilişkin ara kararı sorduğumuz katılan Abdurrahman Ekinci, keşif kararı alınmasından memnuniyet duyduğunu belirterek, keşfin ardından dosya hakkında daha sağlıklı ve adil bir karar çıkacağına inanmak istediğini ifade etti.